Samanyolunda Ziyafet -  Sezai Karakoç
Diriliş Yayınları - 28.06.2014

Bu Ramazanda yapılabilecek en iyi şeylerden biri, Sezai Karakoç'un Samanyolunda Ziyafet isimli muhteşem kitabını evire çevire, tekrar tekrar okumak olabilir. Niçin? Şundan: 'Oruç, insanın katıldığı, her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiatüstü ziyafet, bir gök sofrasıdır. Yani, Samanyolunda Ziyafet.' Belki biliyorsunuzdur. 'Samanyolunda Ziyafet', Karakoç'un 1960'lı yıllardan itibaren oruç, Ramazan ve bayram eksenli olarak yazdığı yazılardan oluşan bir derleme kitap. Sezai Karakoç'a niçin ehemmiyet vermemiz gerektiğinin ispatı olarak birbirinden güzel, birbirinden önemli tespitlerle dolu. Üstat, 'ruh şöleni' diyor oruç için. 'İnsanın hayvandan meleğe yükselişi' şeklinde tanımlıyor oruç ayını. Hadi o paragrafı da okuyalım: 'Hayvandan meleğe doğru yolculuk; içteki karanlıkların eriyişi, yerini metafizik ışıkların alması oruçla… Gerçek gün doğuşu, gerçek kuşluk, gerçek öğle, gerçek ikindi, gerçek akşam ve gün batışı, gerçek
1934 Trakya Olayları-  Rıfat N. Bali
Kitapevi Yayınları - 22.06.2014

“Trakya’nın başlıca ihraç mallarından olan peynircilik de, beş on seneden beri gayri Türk unsurlar elinde kalmış ve bunlar, hasis emellerle sütlerin yarı yağını aldıktan sonra peynir yaptıklarından, Edirne peyniri namıyla dış pazarlarda mühim mevki işgal eden peynirlerimiz, son senelerde mevkiini kaybedip, dış pazarlara gönderilemez olmuştu.” Bu satırların yazarının bir peynir gurmesi olmadığını anlamak zor değil. Trablusgarp cephesinde Mustafa Kemal ile tanışan Tıbbiye mezunu bir asker olan Dr. İbrahim Tali, 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru’yla Atatürk’le birlikte Samsun’a çıkan 18 subaydan biriydi. Babası Basra Valiliği’nde çalışmış, Galatasaray Lisesi, Tıbbiye’yi bitirip tabip olarak girdiği orduda Balkanlar'dan Tablusgarp’a, Yemen’e, Bingazi’ye kadar her yerde devlete hizmet etmiş, 1915’deki ‘başarıları’ndan dolayı rütbe almıştı. IX. Ordu Müfettişliği Sıhhiye Reisi bir albay olarak Mustafa Kemal ile Samsun’a çıktıktan sonra Millî Mücadele’nin öncü kadrosu içinde yer aldı. Meclis’i temsilen 1920’de Bakü’de toplanan Birinci Doğu Halkları Kongresi’ne gönderildi.
İbn Battûta Seyahatnâmesi -  İbn Battûta
Yapı Kredi Yayınları - 21.06.2014

İbn Batuta'nın kabrinden çok onun soluklandığı zamanın ruhunu yakalamak niyetim. Belki yedi yüzyıl önce de bu sokaklar böyleydi; her şey yerli yerinde... Köhne, eski, yıpranmış, karanlık gibi görünse de kendine özgü... yüzyılların imbiğinden geçerek damıtılmış bir hayat tarzının ayakta kalan göstergeleri... Zaman mekan, iklim, coğrafya, mimari, inanç... hepsi burada kesişmiş. İki dar geçidin, iki kemerli caddenin kesiştiği yer... İbn Haldun'un ümranı ile İbn Batuta'nın evrensel ufku... Biri zamanı aşarak, diğeri coğrafyaları aşarak ortak bir ümran inşa ettiler. Bir fakih titizliği ile ölçüyü hep gözeterek ama insan olmaklığımızın zaafları, sevinçler, sorunlarla bütün olarak bir dönemin insanlığını, Müslümanlığını ve bunların inşa ettiği kurumları... Yani topyekûn bir medeniyetin kılcal damarlarına doğru bir yolculuktur İbn Batuta'nın seyahatnamesi. Bir medeniyet analizi olarak seyahatnamenin dışında dünya edebiyatında; heyecanlı, sürükleyici bir maceradan daha fazla anlamlara sahip olan, başka bir gözle okunduğunda bugünlere çok şey söyleyen daha iyi bir örnek az bulunur.
Çürümenin Kitabı-  M. E. Cioran
Metis Yayınları - 18.06.2014

Bazı kitaplar ‘özel’dir. Bu kitaplar kimseyi hizaya sokmak için yazılmaz; yazarları bireysel tecrübelerini paylaşırlar okurlarıyla. Yazarla aranızdaki öğretilmiş mesafeleri kaldırdığınızda, size söylediklerinin ne kadar samimi olduğunu göreceksiniz. Samimiyet öğretilir bir şey olmaktan çıkıp, bir inanç, bir yaşam biçimi halini almışsa, yazara yönelişinizde esaslı bir tercih var demektir. E. M. Cioran kendi deyimiyle ‘on yaşına kadar çok bereketli bir çocukluk dönemi’ yaşamıştır. Eğitimi için babasının zoruyla şehre taşınmasını içine sindirmemiştir bir türlü. Felsefe ve Edebiyat Fakültesi okuması, Kant, Schopenhauer, Nietzsche, Bergson, Simmel, Klages, Heidegger gibi ünlü filozofları okumasında, tek başına birisinin veya birkaçının izinin takipçisi olmasını gerekli görmemiştir. Ciceron deliler gibi hatıra, roman, siyaset, felsefe kitapları okumasına rağmen, okudukları onu bir düşünce adamının müridi, taklitçisi veya hayranı yapmamıştır.
Delilik Ülkesinden Notlar-  Ayşe Şasa
Gelenek Yayınları - 16.06.2014

"Bana doğduğumdan bu yana hiç kimse doğrudan Allah'ı telkin etmedi. Allah'tan başka her şey bana öğretildi. Ve bu yüzden deliliğim, sonunda, bana bir ebedi hayat bilinci olarak geldi." Bu satırlar Ayşe Şasa'ya ait. Delilik Ülkesinden Notlar başlıklı denemeler-öyküler kitabından. Ayşe Şasa, Amerikan Kız Koleji'nden mezun. Robert Koleji'nde İdari Bilimler okumuş. 1963 yılından itibaren Türk sinemasında senaristlik yapmış. Murat'ın Türküsü, Son Kuşlar, Ah Güzel İstanbul, Utanç ve Gramofon Avrat gibi filmlere imza atmış. Ayşe Şasa, on sekiz yıl şizofrenik bir hayat yaşar. Sinir hastalığı pençesini bırakmaz. Koyu bir inançsızlık dönemi yaşayan Şasa, Muhyiddin-i Arabî'nin Füsûsü'l-Hikem'i ile tanışınca, tam on sekiz yıl pençesinde kıvrandığı ağır sinir hastalığından kurtulur.
Cennetin çocukları.../ İbrahim Karagünle

Bizim zalimlerimiz, bizim ahlaksızlarımız gitmeden, o topraklar özgürlük ve onura kavuşmadan Gazze yine aynı Gazze olacaktır. Çünkü İsrail'in en büyük silahı topraklarını, kaynaklarını ve şereflerini satmış bu saltanat düşkünleridir. Atıf, Zekeriya, Muhammed ve Ramiz, Cenin'de toprağa gömülenlerle birlikte Cennet'in çocukları arasına katıldı. Biz utancımızla yaşamaya devam edelim...
Büyüyor hüznümüzden koca koca ağaçlar/ Kemal Sayar

Modern dünyanın karanlık resmini çizdiğimin farkındayım, ancak yaramdan kan sızıyor. Az önce Gazze’de bir düzine daha çocuk öldü. Dünyanın dört bir yanından gelen şarapnel parçaları gövdemin sağ tarafını deliyor. Ölü bebek gövdeleri aklıma düşüyor, huzurum kaçıyor. Yeis ve hayal kırıklığı ile yazıyorum bu satırları. İyileşmemiz gerek, dünyanın iyileşmesi gerek, zulme karşı merhameti diriltmek gerek. Zalimin nobran bombalarına merhametin bilgelik ve erdemiyle direnmek gerek.
Barış ödüllü katiller/ İbrahim Tenekeci

Nobel Barış Ödüllü Obama, siyonistlerin katliamları sırasında, golf oynuyor. İsrail, yeni geliştirdiği silahları sivillerin üzerinde denerken, kendilerinden destek sözleri geliyor. Çocuk katilleri için, 'kendini savunma hakkından' bahsediyorlar. Taş atana kurşunla karşılık veriliyor. Yine aynı çirkin açıklama: 'İsrail'in kendini savunma hakkı vardır.'
İsrail şiddeti gezegeni sakatlıyor/ Yıldız Ramazanoğlu

Kimse nefret etmek, hastalanmak, ruhunu hınçla doldurmak istemiyor, çünkü nefret yorucu ve sürdürülemez bir duygu. İnsanlık huzur, sevgi, istikrar ve emniyet peşinde. Siz neyin peşindesiniz İsrail’in katliamcı politikalarını şuursuzca destekleyen, Yahudi halkının ve bütün insanlığın hastalanmasına aldırmayan, bir yandan onlardan nefret etmeyi hâlâ sürdüren uygarlar, böylelikle nereye varacağınızı hesaplıyorsunuz?
Zulümle gelen zafer değil, yenilgi!/ Leyla İpekçi

Öldürerek kaybediyorsunuz. İster İsrail ister bir başka milletten olsun, ister kendi milletimden olsun, fark etmiyor: Zulümle gelen zafer değil yenilgi oluyor her seferinde. Haksız yere öldürdüğünüz sürece ise enfüste ve afakta neyin dirildiğini göremez hale geliyorsunuz. Bugünün uluslararası hukuk dilinde belki ifade edilemiyor henüz. Ama hakikati ancak hakkın yansıttığı bilgisi evrensel dilde yankılanmaya devam ediyor hiç kesilmeden.
İsrail Orta Doğu'nun kalbine saplanmış bir kılıçtır/ Nazif Gürdoğan

Gazze İsrail tarafından sürekli ateş altında tutulan, dünyanın kangren olmuş yarasıdır. Bir oruç ayında, Gazze yanıyor, sahur sofrasında anneler, çocuklar ve yaşlılar ölüyor. Gazze'de kan gölleri oluştu. Gazze okyanus ortasında yanan bir gemi gibi, çığlık çığlığa bütün dünyadan yardım bekliyor. Ancak hiçbir ülkeden ses çıkmıyor. Doğusu ve Batısıyla bütün dünya, 'Yavuz diyarı' Gazze'ye ve Gazze' lilere duyarsız.
Toplumsal Gerçekliğin İnşası Toplumsal Gerçekliğin İnşası John R. Searle Litera Yayıncılık
İslam Düşüncesi Tarihi 2 Cilt İslam Düşüncesi Tarihi 2 Cilt M. M. Şerif İnsan Yayınları
Yunus, Ne Hoş Demişsin — Cumhuriyet Sonrası Yunus Emre Yorumları Yunus, Ne Hoş Demişsin — Cumhuriyet Sonrası Yunus Emre Yorumları Beşir Ayvazoğlu Kapı Yayınları
Sandıkla Meydan Okumak Sandıkla Meydan Okumak Nicole F. Watts İletişim Yayınları
Okuma Yeri, kelamı kalbe taşıyan bir köprü olmak arzusundadır. Kitap yapraklarının hışırtısıyla kalbimizin kapısı sonuna kadar açılır. Kelamın güzelliği çoğaltır kardeşliğimizi. Arayışımız: el ele, gönül gönüle ezeli hikmetin izini sürmek…
Copyright © 2008-2011 OkumaYeri | Künye