İmansızların İmanı -  Simon Critchley
Metis Yayınları - 19.04.2014

Ezber bozan bir yöntemi vardır Critchley'in. Normalde siyaset felsefesi oldukça sıkıcı bir alan. Sıkıcılığın dağıldığı, şahıs, halk ve devlet gibi mefhumların birleştirilmeye çalışılarak, daha doğrusu birlikte varoluşları ele alınarak cazip hale getirildiği, ilginç bir kitap İmansızların İmanı. Critchley'in ifadelerindeki açıklık okuyucu için ayrı bir çekici unsur. O, en sonunda ispatlayacağı cümleyi, okuyucuyu yormadan, en başında söyler. Bu yönüyle postmodern düşünürleri andırır. Fakat postmodern düşünürler gibi kopuk, düzensiz ve dağınık çalışmaz. Onun düşüncelerinde başlangıç ve bitiş noktaları bellidir. Belirli bir tezden yola çıkar. Sonra da o teze ulaşana kadar geçtiği merhaleleri tartışmaya sunar.
Edebiyat Üzerine Denemeler 1-  Enis Batur
Sel Yayıncılık - 14.04.2014

Kitabı oluşturan önceki kitapları, Şiir ve İdeoloji, Yazının Ucu ve E/Babil Yazıları kitaplarının bugün yeni baskıları olmadığını göz önüne alırsak, edebiyat üzerine yazılmış düşünce metinleriyle özellikle ilgilenen okuyucular için güzel bir imkân. Bilhassa Yazının Ucu'nun damaklarda kalan tadını Batur okuru hatırlayacaktır. Tamamlandığında toplam dört cilt olarak Sel Yayıncılık'tan çıkacak olan Son Modernler'in elimizdeki bu ilk cildinde seçtiği yazıları, kitaba mahsus özel üst başlıklara ayırarak ilerlemiş Batur. Çoğul Okuma, Eleştirel Bir Yöntem İçin Alıştırmalar, Estetik Ütopya, Şiir ve İdeoloji, Babil Yazıları, E/Babil Yazıları, Öznellik Gereği, Edebiyat ve Matematik, Sancılar ve Sanrılar ve Okuma Denemeleri… ELEŞTİRİNİN ELEŞTİRİSİ Üst başlıkların özgül ağırlıkları farklı. Batur kendi zihin evreninde tartıştıklarını, Türkiye'de de tartışılmasını istediklerini farklı yoğunluklarla bir araya getirmiş. Sözgelimi kitabın ilk bölümü olan Çoğul Okuma bir giriş hüviyetinde kısaca bağlanırken Eleştirel Bir Yöntem İçin Alıştırmalar bölümünde Batur epey duraklıyor.
Acayip Bir Başlangıç-  Monika Maron
Alef Yayınevi - 01.04.2014

Yaşlılık, geçmişin izlerini silmek için tersinden yürümek gibi bildiğimiz yolları. Bir son var, onu bilmek ve attığımız tüm adımları artık o sona göre belirlemek. En önemlisi de yaşadıklarımızın ve yaşamadıklarımızın bir muhakemesini yapmak kendi içimizde. Ünlü yazar Monika Maron da bir iç hesaplaşmasıyla yazıyor Acayip Bir Başlangıç'ı. Yaşadıklarından yola çıkarak büyük bir cesaretle özeleştiri yapıyor. Hayat olağan akışında devam ederken ve hala kendimizi genç zannederken aniden karşı karşıya kaldığımız yaşlanmanın onursuzluğu ve biçareliğini bir tokat gibi yüzümüze vuruyor. Ancak Maron'un bunu yaparken sert bir üslup kullandığını söylemek hata olur. Sadece onu okurken hissettirdikleri açısından böyle bir yorumda bulunuyoruz. Yaşlanmanın ona getirdiği yeni hisler okurunu da ortak bir paydada buluşturuyor. Hepimiz aynı yollardan geçiyoruz, öyle ya.
Çiçekli Bir Boşluk-  Yıldız Ramazanoğlu
Kapı Yayınları - 24.03.2014

Hikâyeler hayatla aynı anda ama değişik yollar katederek ilerliyor. Yoktan icat değil, varolan gerçeklikten yola çıkıyorlar. Kurgulanan varolan algılanan gerçeklikler iç içe elbette. Hikâyenin okurla buluşmadan önce yazarla buluşması lazım, onu kendisiyle karşılaştırması gerek. İnsan anlatmaktan çok önceliği yazarak anlamaya kendi benliğine seslenmeye vermeli. Anlatılan kişilerin hepsinin içinde, var olandan olması gerekene doğru bir yükseliş arzusu var. Var olanın bizi boğan sıkan inciten yetersiz ve az gelen bir tarafı var. Muhakkak yaşamın içinden yukarıya doğru yükselmesini istediğimiz değerler var. Daha yüce olanla buluşma arzusu ruhun sevinci bedenden taşan bir durum. Mesela üniversiteye gidecek bir genç; hep meslekten ve başarıdan, kazanılacak dünyevi zaferlerden söz edildiğinde içinde belli belirsiz bir elem belirir. İçinde daha yüce fikirlerle karşılaşma dilekleri, insanlık için yapılacak fedakârlıklar, katlanılacak yoksunluklar da vardır. Her insanın kalbinin bir kuytusunda kişisel hesaplardan fazlası bulunur.
Dinle Küçük Adam-  Wilhelm Reich
Cem yayınevi - 08.03.2014

Reich, “küçük adam”a; “Nietzsche yıllar önce çok daha güzel söyledi bunu sana. İçindeki insanı aşmak için seni bir “übermensch”, bir üst insan yapmaya çabaladı. Onun übermeschi senin Füfhrerin Hitler oldu. Sense untermensch(aşağı insan) olarak kaldın.” der. Toplumda küçük ve büyük adamların olduğunu söyler. “Küçük adam”ın tek umudu bir gün küçük bir büyük adam olma hayali vardır. “Küçük adam”lar her zaman toplumda ona başkaldırması için yol göstermeye çalışan büyük adamları marjinal olarak tanımlar ve ötekileştirirler. Büyük adamların gösterdiği yolda ilerlemek yerine o yolu kötü ve günah olarak nitelendirirler. “Küçük adam”lar bu huylarından vazgeçemez ve hep küçük kalırlar. Kitap “küçük adam” kavramını tanımlama ve yerme konusunda yazılmış gibi görünse de aslında Reich’ın “küçük adam”dan bir umudu olduğunu söylemek gerek. Bunu Reich’ın kitaptaki ifadelerinden anlamak mümkün. Kitabın sonlarına doğru, “küçük adam”ın yapması gerekenleri anlatırken Reich “Doğallığını yaşa, kendin ol.” der.
Hasan Aycın çizdi

"Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır!" Yûnus: 100
Din ve samimiyet/ Yasin Aktay

Samimiyet kavramını ve ahvalini modern insanın anlaması zaten zor, çünkü genellikle insanlar arasındaki mesafeleri tamamen kaldıran, hesapsız bir açılım ve teslimiyet olarak görülür. Zira modernlik tam da mesafeleri medeni ölçülerde inşa eden ve samimiyet yerine nezaketi ikame etme iddiası taşıyan bir süreç. Doğrusu bu yaklaşımda samimiyet bir tür ölçüsüz iç-içelik, senli-benlilik ve hatta laubalilik olarak görülüyor.
İtimat ehli olmak.../ İbrahim Tenekeci

Dünyevî konularda birbirimize o kadar yaklaştık ki, karşılıklı olarak, kusurlarımızı, zaaflarımızı, hırslarımızı falan görmeye başladık. Gördükçe de, en yakın arkadaşlarımıza bile itimat edemez hale geldik. Bu arada, safları sıklaştırmak uyarısının konumuzla bir ilgisinin olmadığını da belirtelim. Çünkü burada, omuz vermekten değil, omuz atmaktan bahsediyoruz.
Kalbin mescitleri/ Leyla İpekçi

Kusurlar, eksiklikler setr olmuş, niyetler halis oldukça herkes en güzel amelin içinde bir olmuştu. Bulut, kuş, ağaç, gökdelenler; hepsi aşktan ağlıyordu. Bir gözyaşı damlası olmuştu alemler... Mabetlerin kilitli kapıları açıldıkça 'gizli hazine'ye ulaşıp güzelliğin cevherinde birleşmemiz mümkün. İnsanlığın kurak ikliminde bir damla yaş ile yeşerebilmek için...
Anlamadınız/ Ahmet Taşgetiren

Bakın, onu İslam dünyasının yüreği öyle gördü. Bütün İslam coğrafyasının sokaklarında o, sevgi halesiyle kuşatıldı. Siz ise bunu, Batılıların gözüyle gördünüz, “İslam sokağında böyle kahramanlaştırmalar olur” gibi değerlendirdiniz. Oysa o kahramanlaştırmalar bile bu coğrafya için bir “Güzel gün” arayışının sonucu idi. Tayyip Erdoğan’ın yüreğinden kopup gelen selamı Kahire sokağı, Bağdat, Saraybosna, Mekke, Medine aldı, başının gözünün üstüne koydu, siz almadınız.
Tarih miyopluğu-toplumsal körlük/ Akif Emre

Liberalliği adeta iman konusu yapan, seküler aydınlarla toplumun hafızasına sahip çıkan, diriltici soluğu Müslümanlığın üfleyeceğini savunanlar benzer zihinsel kargaşalar yaşıyorlar. Muhafazakar, dindar, hatta dini hayatının referansı olarak kabul eden bireylerin oluşturduğu yapılanmaların toplumsal hayattan ekonomiye, güç dengelerine dair sorunlarda Batı'yı referans almaları, Müslümanlığı aksesuar konumuna itmeleri de ayrı bir çelişkidir.
Menfaat beklemeden din hizmeti/ Hayrettini Karaman

İslam'ın ilk asırlarında insanlara dinlerini öğretenler, ibadetlerde önderlik edenler bu hizmetlerinden ücret almazlar, bu hizmetler karşılığında alınan ücret helal sayılmazdı. Kendilerini tamamen din hizmetine verenlerin geçimleri devlet hazinesinden karşılandı. Geçimlerini sağlayacak kadar kazanmak için ticaret, ziraat vb. yapanlar da arta kalan zamanlarını hiçbir menfaat beklemeden din hizmeti için harcadılar.
Yunus, Ne Hoş Demişsin — Cumhuriyet Sonrası Yunus Emre Yorumları Yunus, Ne Hoş Demişsin — Cumhuriyet Sonrası Yunus Emre Yorumları Beşir Ayvazoğlu Kapı Yayınları
Sandıkla Meydan Okumak Sandıkla Meydan Okumak Nicole F. Watts İletişim Yayınları
Din Ve Siyaset Din Ve Siyaset Ali Bulaç İnkılâp Kitabevi
Nefret Etmeyeceğim Nefret Etmeyeceğim Izzeldin Abuelaish Pegasus Yayınları
Okuma Yeri, kelamı kalbe taşıyan bir köprü olmak arzusundadır. Kitap yapraklarının hışırtısıyla kalbimizin kapısı sonuna kadar açılır. Kelamın güzelliği çoğaltır kardeşliğimizi. Arayışımız: el ele, gönül gönüle ezeli hikmetin izini sürmek…
Copyright © 2008-2011 OkumaYeri | Künye